Merve Deniz Yalnızlık Cesaret İster Kapak

Merve Deniz- Yalnızlık Cesaret İster – EPUB – PDF İndir

Merve Deniz Kitapları

Yalnızlık Cesaret İster (Yerli Roman)

Ücresiz EPUB PDF E kitap / E kitap indir / Oku

KİTABIN BAZI SAYFALARI

Elini nazikçe genç kızın gerdanına dokundurduğunda aldığı nefes genç adamın boğazına tıkandı. Eğer yanlış algılamıyorsa genç kızın ateşi vardı. Emin olmak için sarıldığı kızı bırakıp yerinden doğruldu. Kendi alnına dokunup aynı şekilde sıcak hissedip hissetmediğini anlamaya çalıştı. Uykulu hali algısını yavaşlatmıştı. Belki de soğuktur düşüncesi ile ısınması için ellerini baldırlarının altına yerleştirdi. Gözleri kopmak istemediği uykusuna kaçmak ister gibi kapanırken Rüya’nın nefesini dinlemeye çalıştı.

Yeterince ısındığına kanaat getirdikten sonra sağ elini tekrar Rüya’nın alnına koydu. Sonra kendi alnına götürdü. Uyku isteği bedenini kaçarcasına terk ederken Rüya’nın ateşi olduğunu konusunda şüphesi kalmamıştı. Gün henüz ağarırken kızın alnında birikmiş ter nedeniyle yüzüne yapışmış nemli saçlarını geriye doğru düzeltti.

Yanına eğilip olabildiğine sakin bir tonuyla “Rüya” diye seslendi. Genç kız derince bir nefes aldı ama uyanmadı. Arel bu kez avucunun kenarıyla yanağını okşadı. “Rüya uyan” Rüya sesi büyük bir konser salonundaymış gibi yankılanan genç adamın cılız sesini duymuş ama ona cevap verecek gücü kendinde bulamamıştı. Sanki saatlerdir uyku ile uyanıklık arasında gelip gidiyordu. Tuvalete gidiyor, bolca su içiyor, üşüdüğü için örtüyü başına kadar çekiyor sonra bir an için kendine geldiğinde aslında hiç birini yapmadığını fark ediyordu.

Hangisinin halüsinasyon hangisinin gerçek olduğunu ayırt edemiyor olsa da emin olduğu tek bir his vardı, çok üşüyordu. Arel ona bir kere daha seslendiğinde yutkundu. “Efendim” “Kendini nasıl hissediyorsun? Ateşin var” “Üşüyorum” dedi Rüya. Beline kadar inmiş çarşafı çekiştirdi. “Çok üşüyorum. Çok halsizim” Arel bir endişe nöbetinin başını döndürdüğünü hissetti. En çok korktuğu ikinci şey sonunda olmuş, ikisinden biri hastalanmıştı. Yükselen ateşin pek çok nedeni olabilirdi. Medeniyette böyle bir durum karşısında doktora gider veyahut ateş düşürücü ilaç alırdı. Oysa şimdi, ne onlara Rüya’nın nesi olduğunu söyleyecek bir doktor ne de ateşini düşürecek bir ilaç vardı.

Çantadaki penisilin şişelerini hatırladığında yüzünde beliren gülümseme nasıl iğne yapılacağını bilmediği gerçeği gözünün önüne geldiğinde soluverdi. Hastane acil servislerinde öğrendiği bir şey varsa o da iğnenin damara gelmesinin çok tehlikeli olduğuydu. Lisede kalp ritim bozukluğu nedeniyle doktorun ona verdiği penisilin iğnesini yapan yaşlı hemşire söylemişti. O anda aynı hemşirenin ona yaptığı alerji testini hatırladı. Alerjisinin olmadığını üstüne basa basa söylese de hemşire söz konusu penisilin ise her defasında test yapılması gerektiği konusunda onu uyarmıştı. Aklı çanta ile Rüya arasında gidip gelirken şimdiye dek hiç aklına gelmeyen bu anısı nedeniyle kendini arada kalmış gibi hissetti. Neyi olduğunu bilmeden ya da alerjisi olup olmayacağından emin olmadan ona, hem de hiç iğne yapmamış biri olarak, o ilacı vermek konusunda ne yapacağını şaşırmıştı.

Rüya kollarını ona uzatıp sarılmaya çalıştı o sırada. “Çok üşüyorum Arel. Lütfen bana sarıl” Arel karşı koymadan kızın dediğini yapıp kollarını ona sardı ve titreyen bedenini kendine çekti. Genç kız onu terletecek kadar sıcaktı. Hemen bir şey yapması gerektiğini biliyordu. Bir keresinde bakıcısının vücuduna sirke sürdüğünü hatırladı. Bütün gece midesini bulandıran koku için şikâyet ettiğinde ateşini düşüreceği söylenmişti. Sirke yoktu ama su vardı. Apar topar yataktan kalkıp şöminenin yanında duran kovayı aldı. Mutfak lavabosunda kovayı ağzına kadar suyla doldurduktan sonra hızla içeri getirip yatağının yanına bıraktı. Birkaç saniye çevresine bakındıktan sonra köşede duran çiçekli gömleği alıp birkaç parçaya ayırdıktan sonra hepsinin kovanın içine koydu.

Rüya alnının üzerine konan ıslak bez parçası ile ürperdi. Konuşmak için kıvrılan dudakları titreyen dişlerine sıkıştı. “Ne yapıyorsun Arel?” diye haykırdı sırtı üstü dönüp. “Çok üşüyorum yapma” Arel titredikçe çarşafın içine büzülen genç kıza üzgün gözlerle baktıktan sonra yaptığından nefret ederek örtüyü kızın üzerinden çekti. “Ateşini düşürmeliyiz prenses” diye fısıldadı. Rüya’nın bilinci üzerinden tamamen çekilen çarşafından ardından vücuduna yayılan kar yağıyor hissiyle açıldı. Kollarını ve bacaklarını karnına doğru toparlayıp başını avuçlarının arasında gömdü. “Yalvarırım üstümü ört. Çok soğuk” Arel diğer bezlerini bedeni iyice kasılan genç kızın kollarının altına sıkıştırırken “Üzgünüm” diye fısıldadı. Diğer bezleri gerdanına, başının üstüne ve baldırlarına yerleştirdi.

Rüya değen her ıslak bez parçasıyla sanki buz dolu bir küvete giriyormuş gibi ürperdi. Titremesi arttıkça nefesi kesildi. Oksijensiz kaldıkça başına saplanan ağrıyı titreyen dişlerine inat derin derin nefesler alarak bastırmaya çalışıyordu. Her uzvu kasılmış ve gerginliklerini göğsüne vermiş gibiydi. İçi de dışı gibi şiddetle sarsılıyordu. Arel yanağını okşuyor ve sürekli üzgün olduğunu, ateşini düşürmesi gerektiğini tekrar ediyordu. Güçlükle koruyabildiği mantığı genç adamın haklı olduğunu biraz dayanmasını fısıldasa da Rüya dayanmakta güçlük çekiyordu. Sabrının son kırıntısını tükettiğinde ağlamaya başladı. “Ne olur Arel, çok üşüyorum. Dayanamıyorum” Arel genç kızın sıkıca yumruk yaptığı ellerini göğsünden çekip tuttu. “Biliyorum ama benim için biraz daha dayanmanı istiyorum.

Ateşin düşer düşmez ısıtacağım seni” Rüya genç adamın sıcacık ellerini iyice sıktı. “Tamam” dedi gözlerinin içine bakarak. Dışarıda hava aydınlandıkça titremesi hafifledi genç kızın. İşkence gibi gelse de vücut ısısıyla ısınan bezleri yeniden ıslatıp değiştiren genç adama karşı çıkmadı. Kasılmaktan ötürü yorgun düşen bedeni sonunda uykuya yenik düşerken son düşündüğü donmak üzere olan insanların neden uykuya daldıklarıydı. Arel bezleri tekrar değiştirmeden önce elini genç kızın elbisesinin içine sokup göğüs altına dokundu. Ateşi biraz düşmüştü. Hazır uyuyorken bezleri bir daha değiştirip onu yormak istemedi. Saatlerdir ayaktaydı, bacakları ormanda koşturduğu için deli gibi ağrıyordu ama Rüya karşısında böyle güçsüzce uzanırken yorgunluğu gözünde değildi.

Dönüp sıkıntılı gözlerle masaya baktı. Dün geceden kalma balıktan başka yiyecekleri yoktu. Sözde bugün gidip bolca meyve toplayacaklardı ama vahşi doğa onlara yeni bir ders vermekle meşguldü. Hızlıca gidip taşıyabildiği kadarını toplayabileceğini düşünse de Rüya’yı bu şekilde yalnız bırakmak istemiyordu. Lakin taze vitamine ihtiyaçları vardı. Özellikle Rüya’nın, ona enerji verecek şeyler yemesi gerekiyordu. Uyandığında ona neresinin ağrıdığını soracaktı. Dün gece yediklerini çıkarmıştı.

Çok su içmişti ve başının ağrıdığını söylemişti. Genç adam bir süre kararsızlığı ile cebelleştikten sonra öylece oturmakla bir yere varamayacağını düşünerek yumruğunu yere vurdu. Yerinden kalktıktan sonra genç kızın alnına bir öpücük kondurup hemen döneceğini fısıldadı. Bez çantayı kolunun altına sıkıştırıp koşar adımlarla evden çıktı. Ne kadar koşarsa koşsun ayaklarının altında akan kumsal sanki bir koşu bandıymış gibi olduğu yerde duruyor, hiç ilerlemiyordu.

Nefesi kesildikçe palmiye ağaçları daha uzak bir yere taşınıyormuş geliyordu genç adama. Midesi açlığını yakarır gibi guruldayıp canını acıtırken, ayağına arada bir dokunan dalgalar serinlemesini sağlıyordu. Endişeliydi ama dünün aksine bugün umutsuz değildi. Hatta onu öyle üşürken izlerken, Rüya iyileşirse bir daha umutsuz olmayacağına dair kendine sözler vermişti. Gidecek, Hindistan cevizi toplayacak, ardından ağaçlara dalıp kalan muzları alacaktı. Eğer bacakları ona ihanet etmezse daha yukarı çıkıp Hint elmalarından da bulacaktı. Rüya’ya güç vereceğini düşündüğü ne varsa yapacaktı. Muz ağaçlarına vardığında dili damağına yapışmıştı. Bedeni bir lokma için çıldırsa da Rüya’nın yanına dönmeden boğazından yiyecek bir şey geçmesini istemiyordu. Beklediği gibi bacakları onu yarı yolda bırakmış, daha fazla yukarı gidip Hint elması bulacak enerjisi kalmamıştı. Zaten aklı Rüya’daydı.

Merve Deniz – Yalnızlık Cesaret İster (448 Sayfa) adlı e-kitap dosyasını,  PDF formatında indirerek okuyabilirsiniz.


Merve Deniz Foto ve Görsel:

Merve Deniz Foto


Başka sitelerdeki gibi, aslında reklam sayfasına giden sahte linklerle ya da

“PDF indir” yazan ama hiçbir link vermeyen sitelerle uğraşmak istemiyorsanız,

ekitabı bizden indirin.

İndireceğiniz e kitabın kalitesini yukarıdaki örnek sayfalardan  kontrol edebilirsiniz.

(Link ve açıklama sayfanın en altındadır)


İndirme linkleri:

Not:
  • Android tabanlı telefon ve tabletlerde .rar dosyasını açmak için ES File Explorer vb. bir app. indirip kurmanız gerekir.
  • Daha sonra Epub Reader yada PDF Reader benzeri bir app. ile Epub yada PDF formatındaki ekitabı okuyabilirsiniz.

PDF dosyasını internet tarayıcınızdan direkt okumak için :


 


PDF + EPUB Rar Paketi linkleri:



NOT:

Google Drive, mail.ru ve Yandex Disk linklerine tıkladıktan sonra 5 sn bekleyip “Reklamı Geç“e tıklayınız.