Lisa Gardner – Tek Başına Pdf indir Oku

Lisa Gardner Kitapları

Tek Başına

Ücresiz PDF E kitap / e-kitap indir / Oku

Kitaptan alıntı

“Karanlıkta çok uzun süre yalnız kaldım.”

Artık aydınlığı bulamam. Bobby, kollarını tutar tutmaz kadın kendini bıraktı. Elleriyle Bobby’nin gömleğine tutunmaya çalışıyor, vücudu kontrolsüzce titriyordu.

Kadın gerçekten ufaktı ve Bobby’ nin üzerine fazla bir ağırlık olmuyordu. Ve Bobby şimdi kadının tükendiği anı hissedebiliyordu. Geceler boyu uykusuzluk, kuşku dolu bir beyin, korkuyla dolu günler.

Ona her şeyin yoluna gireceğini söylemek isterdi. Ona şu anda burada olduğunu, her şeyi kontrol altına alacağını söylemek isterdi. Artık korkması gerekmediğini söylemek isterdi.

Başka birçok adam bu tarz sözler vaat etmişti, Bobby iyi biliyordu. Tabii Catherine de.

Bobby ellerini uzatıp kadının saçlarını okşadı ve ilk defa Catherine kendini, adamın gögsüne doğru sıkıca bastırdı.

Kapı açıldı. Bir sekreter gözüktü. “Doktor şimdi sizinle görüşecek Bayan Gagnon,” dedi.

Catherine Bobby’den kurtulup toparlanmaya çalıştı. Bobby de ellerini tekrar oldukları yere geri götürdü.

Holde yürürlerken Bobby onu bir adım geriden takip ediyordu. Tam kapıdan geçmeden, kadın durdu ve son bir kez, “Ben hiçbir zaman Jimmy’ye zarar vermediğimi söylemedim,” dedi. Ardından ikisi de doktorun ofisine girdiler.

Lisa Gardner – Tek Başına adlı e-kitap dosyasını,  PDF formatında indirerek okuyabilirsiniz.


Lisa Gardner Foto ve Görselleri:


Başka sitelerdeki gibi, aslında reklam sayfasına giden sahte linklerle ya da

“PDF indir” yazan ama hiçbir link vermeyen sitelerle uğraşmak istemiyorsanız,

ekitabı bizden indirin.

İndireceğiniz e kitabın kalitesini yukarıdaki örnek sayfalardan  kontrol edebilirsiniz.

(Link ve açıklama sayfanın en altındadır)


İndirme linkleri:

Not:
  • Android tabanlı telefon ve tabletlerde .rar dosyasını açmak için ES File Explorer vb. bir app. indirip kurmanız gerekir.
  • Daha sonra Epub Reader yada PDF Reader benzeri bir app. ile Epub yada PDF formatındaki ekitabı okuyabilirsiniz.

PDF dosyasını internet tarayıcınızdan direkt okumak için :


 


PDF + EPUB Rar Paketi linkleri:





NOT:

Google Drive, mail.ru ve Yandex Disk linklerine tıkladıktan sonra 5 sn bekleyip “Reklamı Geç“e tıklayınız.


Yazar Lisa Gardner‘ın kitapları – Tek Başına‘dan bir pasaj oku:

Bay Bosu kibar bir şekilde kadına teşekkür etti. Sonra Nathan’a dönüp: “Seni dedene getirebildiğim için çok mutluyum genç adam. Köpeğinin adı Yaramaz, annen sürpriz olsun diye onu da almanı istedi.

“Annem mi?” diye sordu Nathan şaşkın.

“Bana güven, çok yakında o da gelecek.

Bu, çocuğu sakinleştirmeye yetmişti. Yaramazı kucağına bastırıp kafasıyla Bosu’ya tamam dedi. Sonra bellboy geldi; çocuğa, köpeğe kısaca her şeye hayranlıkla bakıyordu.

Asansöre doğru ilerlediler. “Kral dairesi, diyerek Nathan’a anlatmaya başlamıştı. “O oda benim evimden daha büyük. Orayı seveceğinden eminim.

Asansörün kapıları açıldı. Bay Bosu geri döndü ve resepsiyon görevlisinin başka biriyle uğraştığını gördü, bellboy da Nalhan’la ilgileniyordu.

Bobby çoktan asansörün önüne varmış, telaşla düğmelere basıyordu.

“O zaman odayı ara!” diye emretti Catherine. “Hemen numarayı çevir. Onları hatta al, çabuk ol!” Hayretler içindeki görevli ahizeyi aldı. Dört haneli bir numara çevirdi. Catherine akıllılık edip numarayı ezberledi. Otuz saniye kadar geçmişti ki, görevli öncekinden daha şaşkın halde: “Kimse cevap vermiyor, anlamıyorum. Neden? Daha iki dakika önce…”

Ani ve keskin bir çığlıkla asansörden bir çift fırladı. İkisi de iyi giyimliydi ve çok korkmuşlardı “Orada bir ceset var!” diye haykırdı kadın. “Üçüncü katta bir ceset var.”

“Bir bellboy,” diye ekledi yanındaki adanı, “Yemin ederim biri boynunu kırmış.”

Curcuna başlamıştı. Şimdi, güvenlik görevlileri ve beliboylar koşuşturmaya başladılar. Parkçı çocuk yanından koşarak geçerken Bobby onu kolundan yakaladı.

“Polis! Bana giriş kartım ver. Derhal Çılgına dönmüş genç lıeınen karim Bobby Catherine’ye döndü.

“Bu sabah birkaç yeri aradım,” dedi babası. Bir zamanlar babası gerçek adıyla, yani Larry olarak tanınırdı ama emekli olduktan sonra maaşına katkıda bulunmak için silah satan bir dükkân açtı. Buraya genelde Bobby’nin kadim meslektaşları alışveriş yapmaya geldiğinden zamanla onlar da babasını Babalık diye çağırmaya başladılar ve böylece adamcağızın adı Babalık kalmıştı. Bobby bu değişime şaşırmıştı, çünkü babası suratsız, zor bir adamın tekiydi. Yılışıklıktan da nefret ederdi, ama Larry buna pek aldırış eder gibi gözükmemişti hiç. Hatta bazen bunun çok hoşuna gittiği de olurdu. Bobby zamanla her şeyin değişeceğini biliyordu. Kendisi de değişmişti. Sadece bu uzun süren bir dönemdi.

“Hakkında iyi şeyler duyuyorum,” dedi babası. “Sen yapman gereken şeyi yapmışsın.”

Bobby omuzlarını silkti. Bunun için teşekkür etmek manasız geliyordu şimdi ona fakat hiçbir şey söylememek de olmazdı.

Ye, uyu ve egzersiz yap, ilerisini daha sonra konuşuruz.” diye düzeltti doktor “Fakat bu gece olmaz. Sana telefon numaramı vereceğim. Konuşma ihtiyacı duyarsan beni arayabilirsin. Pazartesi saat üçte görüşürüz, nasıl sence de uygun mu?” Omuzlarını silkerek, “Çalışmamı istemeyeceklerdir, yani günlerim boş geçecek,” dedi Bobby.

Ayağa kalktı. Doktorun düşündüğünün aksine Bobby kapıya yönelmedi. Aksine oracıkta başıboş biri gibi durdu.

Bazen, dedi aniden. “Bazen ne olduğunu düşündüğüm zaman gerçekten çok sinirleniyorum. Kendime değil, konuyla alakalı, adamın çocuğu ve karısını zor durumda bırakıp benim onu vurmama zorlaması. Bir adamı öldürdüğün için ondan nefret etmek. Sizce de bu çok garip değil mi?”

“Şunu söylemeliyim ki hissettikleriniz, yaşadığınız olaylardan sonra normal gözüküyor.” Bobby kafasını sallayarak onayladı.

“Peki, siz ne yaptınız Bayan Gagnon?”

“Ona silahı bırakmasını söyledim. Nathan’ı korkuttuğunu söyledim.”

“Sonra o ne yaptı?”

“O güldü, Bay Copley. Bu evde, Nathan’a kendisinin bir tehdit oluşturmadığını, asıl tehdidin ben olduğumu söyledi.”

“Bunu söylerken neyi kastediyordu?”

Kadın omuzlarını silkti. “Jimmy sarhoştu. Ne söylediğinin farkında değildi.”

“Ve Nathan bütün bunlar olurken ne yapıyordu?” “Nathan…” Catherine’in sesi titriyordu, kendisini konuşmak için zorladı. “Nathan benim kucağımdaydı. Kafasını omzuma doğru bastırmıştı, böylece babasını görmüyordu. Elleriyle de kulaklarını tıkamıştı. Jimmy’ye söyledim, Nathan’ı odamıza yatırmaya götürecektim. Ona sakin olması için rica ettim, oğlumuzu korkutuyordu. Sonra yanından geçerek odamıza yürüdüm. İçeri girdiğim anda da kapıyı kilitledim ve 911’i aradım.”

“Bu Jimmy silahı ateşlediğinde mi oldu?” “Hatırlayamıyorum.”

“Komşularınız iki el ateş edildiğini söylediler.”

“Öyle mi?”

Copley’nin kaşları yukarıya doğru hareket etti. “Yani kocanızın silahı ateşlediği konusunda emin olamadığınızı mı söylüyorsunuz?”

“O anda Jimmy’ye dikkat etmiyordum. Nathan’-la ilgilenmeye çalışıyordum. Aklını kaçıracak derecede korkmuştu.”

“Bundan önce Jimmy, size ya da oğlunuza zarar verdi mi?”

“Jimmy kızgın olduğu zamanlar bir şeyler fırlatırdı. Zaman zaman… Evliliğimizde sorunlar vardı.”

“Evliliğinizde sorunlar mı?” derken sarışın yine alaycı bir tavırla konuşuyordu. “Üniformalı devriyeler her hafta sizinle ilgili şikâyetler alıp duruyorlarmış. Bunun dışında, işler dönüşü olmayan bir dönemece girdiğinde, Bayan Gagnon, Jimmy boşanma davası açtı, öyle değil mi?”

Catherine kadını soğukkanlılıkla doğruladı. “Evet, doğru.”

Sarışın bastırıyordu, “Onun parası vardı, onun gücü vardı. Önce sizi hor görüyordu, şimdiyse sizi resmen başından atmaya çalışıyordu. Doğrusu, buradaki kimse, sizi böyle çileden çıkmış olduğunuz için suçlayamaz.”

“Konuşulacak şeyler vardı tabii. Bu olanlar, işin sonu olduğu anlamına gelmiyordu.”

“Daha neler! Bu adam sizi dövüyordu. Size bağırıyordu, çocuğunuza bağırıyordu, bir şeyler fırlatıyordu. Neden, hâlâ bunu devam ettinneye uğraşasınız ki?”

“Jimmy’yi tanımıyordunuz.”

“Sizin tanımanız da çok bir şeyi değiştirmemiş. Baksanıza, hastanede doktorculuk oynuyorınuşsunuz.”