Dan Brown Kitapları – Başlangıç PDF – EPUB e-kitap indir

Dan Brown Kitapları – Başlangıç

PDF ekitap – EPUB e-kitap indir

 

Dan Brown, birçok kitap severin Davinci Şifresi ile ilk kez tanıştığı yazardan yeniden çok etkileyici ve hakkında çok konuşulan başka bir roman “Başlangıç”.
Din ve bilimin iç içe girdiği bir noktada giriş yapan, kumpas dolu kişisel bir çatışma!
Keşfettiği şeyi dünyaya bildirmeden önce, dünyanın yönetiminde olan 3 büyük dinin liderlerini bir araya getirererek önce onlara tanıtmak istedi.
Ancak istediği hiç bir şey tam arzuladığı gibi olmadı. Bilinmekte olan tüm inanışları yerinden oynatacak olan bu buluşu, daha henüz kiç kimse duymadan karanlığa gömüldü.
Fakat Kirsch bey, öğrencisinin bu buluşundan sonra onun bitiremediği görevi üstlendi ve dünyaya bildirme  görevini sahiplendi.
Ancak bu iş o kadar da rahat olmayacaktı, karşısına çıkacak olan engeller kolayca aşabileceği türden değildi.
Bu bir başlangıç olacak mıydı? Yoksa henüz başlamadan bitecek miydi?

Başlangıç’dan bir bölüm:
…Kendi elindeki daha az akıllı telefona kaşlarını çatarak baktı.
O sırada Ambra uzanıp nazikçe  telefonu elinden aldi. Tek kelime etmeden masanın üstünden aşırıp bıraktı.
Langdon telefonunun aşağı düşüp nehrin karanlık sularını sıçratışını izledi. Telefon suların altında kaybolurken yüreğinde bir kayıp hissiyle arkada kalan karanlığa baktı.
Ambra,”Robert,”diye fısıdadı.”Disney Prensesi Elsa’nın bilge sözlerini hatırla.” …

İndirme linkleri:

Not:
  • Android tabanlı telefon ve tabletlerde .rar dosyasını açmak için ES File Explorer vb. bir app. indirip kurmanız gerekir.
  • Daha sonra Epub Reader yada PDF Reader benzeri bir app. ile Epub yada PDF formatındaki ekitabı okuyabilirsiniz.

PDF dosyasını internet tarayıcınızdan direkt okumak için :


 


PDF + EPUB Rar Paketi linkleri:





NOT:

Turbobit, Google Drive, mail.ru ve Yandex Disk linklerine tıkladıktan sonra 5 sn bekleyip “Reklamı Geç“e tıklayınız.


Kitap tavsiyesi:

Sidney Sheldon – Sabah, Öğle, Akşam

“Neden, sorabilir miyim?” dedi dedektiflerden biri.
“Görmüyor musunuz? Oğlumla top oynuyorum!” dedi Baker.
Bölge Savcısı Hal Baker’ın davasının tutanaklarım okumuştu. Önünde oturan adama bakıp, “Anladığım kadarıyla ailesine düşkün birisiniz,” dedi.
“Doğru” dedi Hal Baker gururla. “Bu ülkeyi ayakta tutan da bu. Eğer her aile…”
“Bay Baker…” Öne doğru eğildi. “Hâkim Stanford’la çalışıyordunuz.”
“Hâkim Stanford diye birini tanımıyorum,” dedi Baker.
“Hafızanızı tazeleyelim,” dedi Savcı. “Sizi Frank Timmons adında özel bir dedektifin yerine koymuş ve sizden, Julia Stan- ford’u öldürmenizi istediğini düşünmek İçin geçerli nedenlerimiz var.”
Baker, “Neden bahsettiğinizi anlamıyorum,” dedi.
“Bahsettiğim on ila yirmi yıl arasında değişen hapis cezası. Ben yirmi yıl olması İçin elimden geleni yapacağım,” dedi Bölge Savcısı.
Hal Baker sarardı. “Yapamazsınız! Neden, karım ve çocuklarım…”
“Üstüne bastın. Diğer yandan,” dedi Bölge Savcısı, “Eğer yardımcı olursan hafif bir cezayla kurtulmanı sağlayabilirim.”
Hal Baker terlemeye başlıyordu. “Ne yapmam gerek?”
“Konuş benimle…”
Şimdi, Ranquist & Renquist Fit^gcrald’ın konferans odasında Hal Baker, Tyler’a bakıp, “Nasılsınız Hâkim Bey?” diyordu.
Woody başını kaldırdı ve “Hey! Bu Frank Timmons!” dedi.
Steve, Tyler’a, “Bu adam, bürosuna girip, babanızın vasiyetini çalmasını, cenazesini mezardan çıkarmasını ve Julia Stanford’u öldürmesini emrettiğiniz adam,” dedi.
Tyler güçlükle konuşabildi. “Sen çıldırmışsın! O bir hükümlü. Kimse bana karşı, onun söylediklerine inanmaz!”
“Kimse söylediklerine inanmak zorunda değil,” dedi Steve. “Bu adamı daha önce gördünüz mü?”
“Tabii. Benim mahkememde yargılanmıştı.”“Adı nedir?”
“Adı..Tyler hazırlanmış olan tuzağı fark etti. “Yani… Herhalde bir sürü takma adı vardır.”
“Onu yargılarken adı Hal Baker’dı,” dedi Steve.
“Doğru,” dedi Tyler.
Steve, “Ama Boston’a geldiğinde onu Frank Timmons olarak tanıttınız,” dedi.
Tyler tökezliyordu. “Şey, ben…”
“Onu kendi gözetiminizde şartlı tahliye etmiştiniz ve Margo Posner’ın gerçek Julia olduğunu ispat etmeye çalışmak İçin kullandınız.”
“Hayır! O işle hiçbir ilgim yok,” dedi Tyler. “O kadını buraya gelene kadar hiç görmemiştim.”
Steve Teğmen Kennedy’ye döndü. “Bunu duydunuz mu Teğmen?” diye sordu.
“Evet.” •
Steve, Tyler’a döndü. “Margo Posner’ı kontrol ettirdik. O da mahkemenizde yargılanıp sizin gözetiminize bırakılmış. Chicago Bölge Savcısı bu sabah banka kasanızın aranması İçin emir çıkardı. Az önce beni, Julia Stanford’un mirastaki hakkını size devreden bir evrak bulduğunu söylemek İçin aradı. Söz konusu evrak sözde Julia Stanford Boston’a gelmeden beş gün önce imzalanmış.”
Tyler aklını toplamaya çalışarak hızlı hızlı soluk alıyordu. “Ben… Ben… Bu saçmalık!”
Teğmen Kennedy, “Sizi, Hâkim Stanford, cinayete azmettirmek suçundan tutukluyorum. Nakil kâğıtlarınız hazırlanacak. Chicago’ya geri gönderileceksiniz,” dedi.
Tyler dünyası kararmış halde kalakaldı.
“Sessiz kalma hakkına sahipsiniz. Söyleyeceğiniz her şey mahkemede aleyhinize delil olarak kullanılabilir ve kullanılacaktır. Avukat tutma ve sorgulanırken yanınızda bulundurma haklarına sahipsiniz. Avukat tutacak durumunuz yoksa, istediğiniz takdirde mahkeme sizin İçin bir avukat tayin edecektir. Söylediklerimi anladınız mı?” diye sordu Teğmen Kennedy.
“Evet,” dedi Tyler. Sonra yüzüne muzaffer bir gülümseme geldi. Onları nasıl yeneceğimi biliyorum! diye düşündü neşeyle.
“Hazır mısınız Hâkim Bey?”

Tyler başını salladı ve usulca, “Evet, hazırım. Rose Hill’e dönüp eşyalarımı almak istiyorum,” dedi.
“Olur. Size bu iki memur eşlik etsin.”
Tyler, Julia’ya doğru baktı. Gözlerinde öyle büyük bir nefret vardı ki, Julia ürperdi.
Otuz dakika sonra, Tyler ve iki polis memuru Rose Hill’e vardılar. Ön salona girdiler.
“Toplanmam birkaç dakika sürer,” dedi Tyler.
Tyler’ı yukardaki odasına giderken izlediler. Odasında, tabancanın olduğu masaya gitti ve tabancayı doldurdu.
Tabancanın sesi adeta sonsuza kadar yankılandı.

Woody ve Kendall Rose Hill’in misafir odasında oturuyorlardı. Beyaz giysili beş-altı adam duvarlardan tabloları indirip, mobilyaları götürmeye başladılar.
“Bu bir devrin sonu,” diye İç geçirdi Kendall.
“Başlangıcı,” dedi Woody. Gülümsedi. “Peggy’nin yüzünü, servetten bana düşenin ne olduğunu öğrendiğinde görmek isterdim!” Kız kardeşinin elini tuttu, “iyi misin? Yani Marc konusunda.”
Kendall başını salladı. “Bunu da atlatırım. Zaten çok meşgul olacağım. Birkaç hafta İçinde ön duruşma yapılacak. Sonra ne olur, göreceğiz,” dedi.
“Her şeyin yola gireceğinden eminim,” dedi Woody. Ayağa kalktı. “Önemli bir telefon konuşması yapacağım.” Mimi Car- son’a haberi vermeliydi.
“Mimi,” dedi Woody özür dileyerek, “Maalesef anlaşmamızı bozmak zorundayım, işler umduğum gibi olmadı.”
“Sen, iyi misin Woody?”
“Evet. Burada çok şeyler oldu. Peggy’yle aramızda her şey bitti.”
Uzun bir sessizlik. “Ya? Hobe Sound’a dönüyor musun?” diye sordu Mimi.
“Dürüst olmak gerekirse, ne yapacağımı bilemiyorum.”
“Woody?”
“Evet?”
Mimi’nin sesi çok yumuşaktı. “Dön, lütfen.”
Julia ve Steve avluda yürüyorlardı.
“işlerin bu hale gelmesine üzüldüm,” dedi Steve. “Yani parayı alamamana.”


Dan Brown Kitaplarının en iyilerinden Başlangıç‘ı  PDF ekitap ve EPUB e-kitap olarak indirin.