Ahmet Ümit – Kukla Kitabını Pdf Oku

Ahmet Ümit Kitapları

Kukla (Polisiye, Roman)

PDF E kitap / E kitap indir / Oku

Örnek PDF Sayfaları :

(Sayfalara tıklayarak büyütebilirsiniz)

KİTABIN BAZI SAYFALARI

Demet’in yüzü ciddileşti, geniş alnında birkaç kırışıklık ortaya çıktı. “Susurluk Kazası’ndan sonra çok tedirgin olmuştu. Bunun bir kaza olmadığını, devletin içindeki birtakım güçlerin, büyük bir tezgâh çevirdiğini, kendisi gibi vatanseverleri temizlemeye çalıştığını söylüyordu. Birkaç ay diken üstünde yaşadı. Ankara’ya gitti, birileriyle görüştü. Dönünce, işlerin nasıl gittiğini sordum, hiç ayrıntıya girmeden, ‘Üst düzeyde insanlarla görüştüm. Mesele çözüldü’ dedi. Ama ben ona inanmadım. Huzursuzluğu sürüyordu.” “Binbaşı diye birinden söz etti mi?” “Binbaşı mı? Hayır. Bir defasında jandarmadan bir generalle yemek yediğini söylemişti, ama hiç Binbaşı lafı geçmedi.” “Kimmiş bu general?” “Bilmiyorum, adını söylemedi.

Sadece, ‘Bugünlerde orduya yakın durmakta yarar var’ dedi. Onların güvenini kazanırsa mesele kalmayacağına inanıyordu.” “Belki Binbaşı’yla da o yüzden ilişkiye geçti. Onların kendini koruyacağını düşünüyordu.” “Ama koruyamadılar” dedi Demet. Gözleri yine yaşarmaya başlamıştı. Bıraksam yeniden hüngür hüngür ağlayabilirdi. “Ben de bunu anlayamıyorum” dedim. “Doğan peşinde birilerinin olduğunun farkındaydı. Onun gibi uyanık biri, nasıl olur da bile bile adamların tuzağına düşer?” “Bunu ben de çok düşündüm. Doğan gerçekten de çok dikkatli, çok uyanık bir insandı. Söylediği saatte gelirdi. Her zaman farklı yollardan giderdi. Niye diye sorduğumda, ‘Düşmanları şaşırtmak için’ derdi.

Eğer Doğan öldürüldüyse, bu işte mutlaka o Rıza denen itirafçının parmağı vardır. Hiç sevemedim onu. İnsanın yüzüne gülen, ama ardından her türlü pisliği yapabilecek biri. Kaç kere aç gözlerle bana bakışını yakaladım. Oysa Doğan’ın yanında yenge yenge diye saygıyla, el pençe divan dururdu.” “Ama Doğan güveniyormuş ona.” “Çünkü çok sinsiydi. Doğan’ı çok iyi tanıyordu. Onun her istediğini, itirazsız yerine getirirdi. Ama ben o adama hiç güvenmedim. Kendi arkadaşlarını ele vererek canını kurtaran biri, Doğan’ı da kolayca satar.” Demet’in söyledikleri mantıklıydı, öte yandan Rıza, Arif’i arayan Doğan’ın katillerini ihbar etmişti. Doğan’ın tuzağa düşürülmesine önayak olan kişi bunu neden yapsın? Gerçi Arif’i araması da tuhaftı; neden bir gazeteciyi arıyor da polise gitmiyordu? Neden olacak, polise güvenmediğinden. Doğan’ın katili olarak Arif’e iki polisin ismini vermiş. Bu doğruysa adam Emniyet’e gider mi? Zaten daha o gece kapağı yurtdışına atmış. Demek ki durum çok ciddi. Yine de “Can güvenliğimi sağlarsanız, gelip şahitlik de yaparım” demiş. Dur bakalım Arif’in araştırmasından ne çıkacak? Rıza’nın verdiği isimlerin aslı var mı, yoksa bir oyalamaca mı? Eğer Rıza’nın söyledikleri doğruysa Doğan’ın başına ne geldiği de anlaşılır. Bunların hiçbirini Demet’e anlatmadım tabiî. “Şu anda bu düşünceler birer olasılıktan ibaret” dedim.

Konuşurken, onu sakinleştirmek için, eline dostça dokunmuştum. “Soğukkanlı olmalıyız. Bu iş böyle kalmaz. Yakında olaylar patlak verir. Kötümserliğe kapılmadan, gelişmeleri beklememizde yarar var.” “Haklısınız” dedi Demet. Gözleri acı çeken biri gibi kısılmıştı. “İrtibatı koparmayalım ne olur. Bir gelişme olursa lütfen bana haber verin.” “Hiç merak etmeyin, sizi haberdar ederim” dedim, ama bunu yapabileceğimden pek emin değildim.

Pastaneden Demetle birlikte çıktım. Hiç üşenmeden Volkswagen Golf’üne kadar eşlik ettim. Demet, onu kırmayıp görüşmeye geldiğim için defalarca teşekkür edip elimi dostça sıktıktan sonra bindi arabasına. Golf Volkswagen’in, Elmadağ Caddesi’nin akmakta olan taşıt kalabalığında kayboluşunu izlerken, Demet’in sandığım gibi biri çıkmamasına sevindiğimi fark ediyordum. Neden sevindiğimi bilmiyordum. Belki onun gibi Doğan’ı gerçekten seven, aklı başında bir kadınla karşılaşmayı beklemediğim için. Gerçi Demet’in güzel bir kadın oluşu da duyduğum memnuniyette etkili olmuştu, ama beni asıl etkileyen onun fiziki görünüşü değil, ne yaptığını bilen, sorumluluk sahibi bir insan olmasıydı. Aklımdan bunlar geçerken bir tür çelişkiye düştüğümün de farkındaydım. Çünkü aynı Demet, öz kızını kaçırmaktan bile çekinmeyen para düşkünü birini kendine eş olarak seçebilmişti.

Böyle bir kadını sorumluluk sahibi olarak tanımlamak, ne kadar doğruydu? Ama atalarımız hatasız kul olmaz, demiş. Eğer olaya soğukkanlılıkla bakabilirsek, Demet’in gerçek kişiliğini görebiliriz. Baksanıza hâlâ Doğan’a yardım etmek için yanıp tutuşuyordu kadıncağız. Karşısına makul insanlar çıkmadıysa o ne yapsın? Hem biraz düşünürsek, Demet’in seçiminde büyük bir yanlışlık olmadığını da görürüz. Kadınların çoğu için belki erkeklerin çoğu içinde yaşamdaki en önemli mesele güvenliktir. Sahiden âşık oldukları, kendilerini kaybettikleri genellikle ilk gençlik çağlarında yaşanan nadir anları bunun dışında tutuyorum. Güvenlik denilen o sıcak dünyanın da en iyi aile ocağında sağlanacağına Ulanır kadınlar. Sadece kadınlar mı? Evli olmaktan sık sık şikâyet etmelerine rağmen erkeklerin çoğu da inanır buna, inanmasalardı aile kurumu bunca yıldır ayakta kalır mıydı? Her neyse, aile denilen bu yaşlı kurum ise; öncelikle sevecen, hoş bir es ha da önemlisi ondan yapılacak şirin mi şirin çocuklar, ama daha önemlisi medarı maişet motorunun yürümesi için gerek para demektir.

Öğrendiğimiz üzere Demet’in paradan yana derdi yok. Yani işin önemli kısmı kendiliğinden çözülmüş. Sıra sevecen, şefkatli, çocuğunun babası olabilecek yakışıklı bir eş bulmaya gelince, sanırım o iş de biraz kendiliğinden yoluna girmiş deneyimli çapkın, ama züğürt manken Namık, Demet’in ne istediğini doğru saptayıp, ideal koca olacak adam rolünü başarıyla sahneleyerek onu dünya evine sokmakta güçlük çekmemiş. Yani Demet evlenmek için de fazla çaba harcamamış. Gelin görün ki evlendikten sonra çok daha fazlasını harcamak zorunda kalmış Ama Demetçik bunu nereden bilsin? Hanyayı konyayı anladığında ise artık çok geçmiş. Doğan meselesine gelince; bizim üvey kardeş, manken Namık’ın tersine son derece sert, ama dürüst bir insan olarak çıkmış karşısına. Kim olduğunu, ne işle uğraştığım filan gizlememiş ondan. Hoş istese de gizleyemezmiş ya. Belki Demete yaşamındaki her şeyi örneğin katil olduğunu anlatmamış, ama yalan da söylememiş. Gerçi katil olduğunu söylese Demet ondan vazgeçer miydi? Bunu bilemiyoruz. Çünkü o dönemden kalan pek çok katil, şimdi toplumun saygın üyeleri olarak, hatta bir zamanlar memleketin bölünmesine engel olmuş vatanseverler olarak, aramızda ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşmayı sürdürmüyorlar mı?

Büyük Türk milleti onları bağrına bastığına göre, Demet gibi kendi halinde bir kadının da Doğan’a kollarını açmasında ne sakınca olabilir ki? Ama Doğan bugün de pis işlerle uğraşmayı sürdürüyor diyebiliriz. Buna karşılık olarak Demet de yeşil gözlerini, kararlılıkla yüzümüze dikip, politikacısından gazetecisine, işadamından askerine kadar herkesin burnuna kadar boka battığı bu ülkede, kim temiz kaldı, diyerek pekâlâ kendini savunabilir. Üstelik Demet’in sevgilisini bu karanlık yaşamdan çekip almayı istediğini de çok iyi biliyoruz. Bu düşüncelerinde içten olduğuna inanmamak için hiçbir neden de yok. Çünkü onun kafasının bir köşesinde de bütün kadınlarda olduğu gibi erkeğini kendi yaşamının bir parçası haline getirmek isteği bulunduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Zavallıcık, Doğan’ın zayıf yanını saptadığını da sanarak, ona erkek bir evlat verirsem değişir düşüncesiyle hamile bile kalmış. Ama üvey kardeşim benim tanıdığım Doğan’a yakışır bir davranışla Demet’e de karnındaki çocuğa da sırtını dönerek, erkek kararlılığının ne olduğunu dosta düşmana göstererek, çekip gitmiş. Belki de böyle düşünerek Doğan’a haksızlık ediyorum. Belki üvey kardeşim müstakbel karısına ve oğluna kendi çektiği acıları tattırmamak için Demet’in hamile kalmasına karşı çıkmıştı, kimbilir. Aslında tam bu noktada kendi düşüncelerimin de kesinlikten uzak olduğunu belirtmeliyim. Benim kafamda da birbirlerinden oldukça farklı iki Doğan var. İlki yıllar önce tanıdığım, ikincisi ise birkaç gün önce karşılaştığım Doğan. Ama nedense üvey kardeşimi düşündüğümde yıllar önceki Doğan daha çok geliyor gözlerimin önüne.

Ardı ardına yankılanan klakson sesleriyle dağıldı düşüncelerim. Başımı çevirince lacivert bir Peugeot’nun caddeye çıkmak için, benim yoldan çekilmemi beklediğini gördüm. Otoparkın kaldırımında durmuş, kınayan bakışlarla beni süzen otopark görevlisinin yanına geriledim hemen. Peugeot sertçe geçti yanımdan. “Abi dikkat et, gözünü seveyim” dedi görevli. “Az kalsın çarpacaktı sana.” “Çarpacaktı değil mi?” dedim, başımı sallayarak, “dalgınlık işte.” Görevli, ne adamlar var gibilerden beni bir kez daha süzdükten sonra içeri girdi. Ben de Plymouth’uma yöneldim, ama birkaç adım atmıştım ki, akşam Arifle buluşacağımı hatırladım. Saate baktım: 15:30’a geliyordu. Bu durumda arabayı burada bırakmak daha doğruydu. Beyoğlu’na inip, karnımı doyurman, orada burada vakit geçirerek akşamı beklemeliydim. Hava biraz serinlemişti, pardösümün yakasını kaldırıp, Gezi Parkı’nın yanındaki kaldırımdan Taksim’e yürümeye başladım. Parkın kapışma yakın, Afrika’da yapılmış ağaç işi duvar süslemelerini satan zayıf, uzun boylu iki Nijeryalı işportacı ile beş on metre ileride, yere yaydığı örtünün üstünde kucağındaki bebeğini emziren dilenci kadını saymazsak kaldırımda ilgi çekecek hiçbir Şey yoktu. Tembel adımlarla önüm sıra yürüyen birkaç kişi, arada bir yanımdan geçen dalgın yüzlü insanlar. Nijeryalılara yaklaşınca bakışlarım tezgâhlarındaki bir maska kaydı. Geniş bir alın, kalın dudaklar, tıpkı satıcılarınınki gibi ince ve ciddi bir yüz.

Ahmet Ümit’in – Kukla (512 Sayfa) adlı e-kitap dosyasını,  PDF formatında indirerek okuyabilirsiniz.


Ahmet Ümit Foto ve Görselleri:


Başka sitelerdeki gibi, aslında reklam sayfasına giden sahte linklerle ya da

“PDF indir” yazan ama hiçbir link vermeyen sitelerle uğraşmak istemiyorsanız,

ekitabı bizden indirin.

İndireceğiniz e kitabın kalitesini yukarıdaki örnek sayfalardan  kontrol edebilirsiniz.

(Link ve açıklama sayfanın en altındadır)


İndirme linkleri:

Not:
  • Android tabanlı telefon ve tabletlerde .rar dosyasını açmak için ES File Explorer vb. bir app. indirip kurmanız gerekir.
  • Daha sonra Epub Reader yada PDF Reader benzeri bir app. ile Epub yada PDF formatındaki ekitabı okuyabilirsiniz.

PDF dosyasını internet tarayıcınızdan direkt okumak için :


 


PDF + EPUB Rar Paketi linkleri:





NOT:

Google Drive, mail.ru ve Yandex Disk linklerine tıkladıktan sonra 5 sn bekleyip “Reklamı Geç“e tıklayınız.