Ahmet Ümit – Kar Kokusu Kitabını Pdf Oku

Ahmet Ümit Kitapları

Kar Kokusu (Polisiye, Roman)

PDF E kitap / E kitap indir / Oku

Örnek PDF Sayfaları :

(Sayfalara tıklayarak büyütebilirsiniz)

 

KİTABIN BAZI SAYFALARI

“Doğru bu katta dört daire var.”
“Alt kat boşmuş öyle mi?” diye sordu Viktor.
“Öyle, alt katta kimse kalmıyor. Bizimkiler ütülerini filan yapıyorlar.”
Asaf işaret parmağını, merdivenin bitiminde, sol tarafa çizilmiş ilk dairenin üzerine koyarakanlatmaya başlarken, Nikolay teybin tuşuna dokundu.
“Bu dairenin bir odasında Cemil ile Nejat kalıyorlar, diğerinde ise Can ile Mehmet” dedi. “Soruvar mı” diye Viktor’a baktı, olmadığını anlayınca parmağını yanındaki dairenin üzerine kaydıran Asafaçıklamasını sürdürdü:
“Burada ise Şerif ile Turgut bir odada, Hikmet ile Durmuş öteki odada kalıyorlar.” Parmağınısağa hareket ettirdi, “Burası şu anda bulunduğumuz yer, bildiğiniz gibi parti toplantıları içinkullanılıyor. Yan dairede ise biraz sorunlu biri olan Kerem ile uykusunda horlayan Beşir ayrı ayrıodalardakalıyorlar.”
Viktor planı yeniden önüne çekti, anımsamadıklarını yinelettirerek Asaf’ın söylediği isimleridairelerin içine yazdı.
“Ben siteye geldiğimde, Leonid gibi korunun yanındaki binada kalıyorum” dedi Asaf. Viktor’unbakışları Asaf’ın önünde duran dosyaya takılmıştı.

“Bunların Türkçeleri” diye açıkladı Leonidd, Viktor’un önündeki kâğıt tomarını göstererek.
“Çevirdikten sonra iade etmiştim.”
Viktorbirden hatırlamış gibi Asaf’a bakarak söylendi:
“Aralarında sizin raporunuz yok.”
“Benim raporum mu? Benden de mi istemiştiniz?”
“Yoldaş Leonid bile yazmış, sizin ne ayrıcalığınız olabilir ki?”
Soran Nikolay’dı, sanki Asaf’a çıkışmaktan keyif alıyor gibiydi.
“Ben düşündüm ki…”
“Bunda düşünecek bir şey yok. Dün gece nerede olduğunuzu yazmalıydınız?”
“Saklayacak bir şeyim yok” diye söylendi Asaf, alınganbir sesle.
“Dün gece 22.25 ile 22.45 arası ne yapıyordunuz?”
“Odamdaydım. Rusçamı ilerletmek için Puşkin’in öykülerinden birini okuyordum.”
Konuşmaları ilgiyle izleyen Viktor da katıldı sorguya:
“Hangisini?”
“Büyük Petro’nun Arabı’nı”
“Ben de çok severim o öyküyü” dedi Nikolay, sonra eliyle başını kaşıyarak sanki unutmuş gibi
sordu: “Neydi o çarın vaftiz oğlu olan Arap’ın adı?”
Asaf’ın yüzü gölgelendi, alnı kırıştı.
“Şey… Mustafa mıydı?” diye söylendi, güvensiz bir ses tonuyla.
“Hayır, İbrahim’di” dedi Nikolay, anlamlı gözlerle Asaf’ı süzerek.”Nasıl okumuşsunuz Puşkin’i.”
“Ben daha çok Rusça öğrenmek için…” diyecek oldu Asaf.
“Sizi odanızda gören oldu mu?” diyerek, sert bir tavırla tartışmaya katıldı Viktor.
“Ben gördüm” dedi Leonid.
“Ama cesedi bulduktan sonra” diye kuşkusunu dile getirmekten çekinmedi Viktor.
“Evet, cesedi bulduktan sonra.”
“Anlıyorum” dedi Viktor, bakışlarını genç arkadaşına çeviren Nikolay, Türkçe bilmemesine
karşınAsaf’ın önündeki raporları çekmiş bakıyordu.
“Okudunuz mu bunları?” diye sordu Asaf’a.
“Okudum” dedi Asaf, bu durumdan hiç hoşlanmamasına karşın nedense kendini zanlı gibi
hissediyordu.
“Ne dersiniz, kimden başlayalım sorguya?”
Asaf hazırlıksız yakalanmıştı.
“İzninizle” diyerek Nikolay’ın önündeki raporları yeniden aldı, sayfaları karıştırdı.
“Hikmet, Turgut ve Can yemekten sonra birlikteymişler” dedi düşünceli bir tavırla. “Toplantısaatine kadar, Hikmet’in odasında satranç oynamışlar.

Kerem hastaymış, gece boyunca uyuduğunuyazmış. Nejat odasında Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’unu okuyormuş, bir ara Can sigara almak
için uğramış yanına.
Kısa bir süre sohbet etmişler.”
“Durmuş da Olga’nın kollarındaymış” diyerek sözünü kesti Nikolay. Asaf’a bakarak açıklamasınısürdürdü. “Sabahleyin kadınla konuştum,yoldaşınızın söylediklerini doğruladı.”

“Geriye Beşir, Şerif ve Cemil kalıyor” dedi Asaf. “Beşir tek başına bilardo oynadığını yazmış.
Oyun salonundan en son o ayrılmış. Kimseyle de karşılaşmamış.
Bence sorgulanacakların başında o yer alıyor.”
“Ya Şerif?” diye sordu Viktor. “O da cinayet saatinde nerede olduğunu kanıtlayacak bir tanığa
sahip değil. Sitede gezmeye çıktığını söylüyor.”
“Haklısınız” dedi Asaf. “Şerif de öncelikle sorgulanması gerekenbir yoldaş.
Ama Cemil’i de unutmayalım. Gerçi raporunda gece boyunca tez yazdığını söylüyor, ama Şerif
döndüğünde parti odasına uğramış, ışıklar yanıyormuş ama Cemil’i bulamamış.”
“Bravo” dedi Nikolay manalı bir ses tonuyla. “Siz polis olmalıymışsınız.”
Nikolay’ın her anlama çekilebilecek sözlerini övgü olarak aldı Asaf.
“Gizli çalışmak, bazen bir polis gibi düşünmeyi gerektiriyor.”
Beşir gösterilen iskemleye yöneldi, ama Viktor oraya oturmasına engel oldu.
“Karşıma otursun, yüzünü görmek istiyorum.”
Leonid bozulmuştu, ama istihbaratçının sözlerini çevirmekten geri durmadı.
Hiç yüksünmedi Beşir, gülümsemesini inatla koruyarak gösterilen yere geçti.
“Spasiba” dedi Viktor, kalın kaşlarının altındaki mavi gözlerini Beşir’e dikerek.
Beşir Rusça “Bir şey değil” demeyi bilmediğinden, yüzünde kalender bir ifadeyle hafifçe başınısallamakla yetindi. Viktor’a içi ısınmıştı; onu pazartesi günü okulun merkez binasında izledikleri

İnsanın Yazgısı adlı filmdeki kahramana benzetmişti. Bu asık suratlı polisin nedense altın gibi birkalbi olduğunu düşünmeye başladı.
Türklere pek benzemeyen bu sarışın adamın neden kendisine sevgiyle baktığını bir şeye yoramayan Viktor, çareyi hemen sorguya geçmekte buldu.

“Lütfen bana yoldaş deme” dedi.
“Duygusal davranıyorsun” dedi Asaf, boş sandalyelerden birine otururken.
“Ya ne yapacaktım” dedi, öfkeyle sağ elini yana açarak. “Kendi yoldaşlarım beni oyuna getirecek,
en de ‘Aa, ne güzel yaptınız, aferin size yoldaşlar’ mı diyecektim.”
“Başka çaremiz yoktu” diyerek kendini savundu Asaf. “Yerimizde olsan sen de öyle yapardın. Biz
rofesyonel devrimcileriz.”
“Yapmazdım” dedi Cemil. “Ben de profesyonel devrimciyim, ama sizin yaptığınızı yapmazdım.”
“Öyle olsun Cemil yoldaş” dedi Asaf, dudaklarında anlamsız bir gülümseme belirmişti.
“Bana yoldaş dememeni söylemiştim” dedi Cemil, sertçe.
“Nasıl istersen” diyerek geriledi Asaf. “Ama şunu bilmeni isterim ki eğer suçsuzsan, ben yanında
lacağım.”
Cemil onun sözünü bitirmesini bile beklemeden Leonid’e dönmüştü.
“O görüşmeye neden gittiğimi Hikmet’e sorun. Size anlatır” dedi. Gözleri Asaf’a kaymıştı. “Ya da
una sorun. Eminim her şeyden haberi vardır.”
“Ben sana böyle bir şey söylemedim” dedi Asaf, yapmacık bir tedirginliğe bürünerek.
“Hikmet senin iznin olmadan tuvalete bile gidemez. O görüşmeyi sen tezgâhladın.”
Birden durdu, onu izleyen adamlara bakarak gülmeye başladı. . “Allahım çok salağım” diye sağ
lini alnına vurdu. “Bunu sizler de biliyordunuz. Birlikte kararlaştırdınız… Anlayamadığım, neden
öyle düzmece bir görüşmeye gerek duydunuz? İstediğiniz zaman beni sorgulayabilirdiniz.”
Viktor ile Nikolay hiçbir şey söylemeden Cemil’i izliyorlardı. Bu genç zanlının tepkilerini
lçüyor, onun suçluluğunu kanıtlayacak davranışlarını tespit etmeye çalışıyorlardı.
“Orada kimi yakalamayı umuyordunuz? O resimdeki adam da kim?” diye ardı ardına sordu Cemil.
Ama karşısındakiler suskunluklarını bozmadılar, bunun üzerine konuşmaya başladı: “Partinin
nayıyla bildiğim her şeyi anlatırdım size.” Durdu, acı acı gülerek Asaf’a baktı. “Partinin onayıyla…
Gerçi bu iş de partinin onayıyla oldu ama…” Yine sustu, kafasında uçuşan düşünceler birleşmeye
aşlamıştı. Ulaştığı sonuca kendisi de şaşırmış gibi söylendi.
“Kerem’in Mehmet’i öldürdüğüne inanmıyorsunuz…” Odadakilerden yanıt alamayınca ikinci bir
ahminde bulundu: “İntihar etmiş olmasına da…”
“Sen inanıyor musun?” diye sordu Asaf.
Soruyu yanıtlamadan biraz düşündü Cemil.

“Ama her zaman işler Asaf yoldaşın söylediği gibi tıkırında gitmez. Bazen baskın öyle ani olur ki
evdeki kişi işaretleri almayı başaramaz. Kerem’in evinde de öyle olmuş işte. Zili duyan Ayşe, ‘Kim
o?’ diye sormuş. Kapıdaki biri kadın öteki erkek, iki kişi, Arçelik için anket yapmaya geldiklerini
söylemişler, Ayşe boş bulunup kapıyı açınca da, içeri dalıp onu kıskıvrak yakalamışlar. Kadıncağız
güvenlik işareti olan makrameyi pencereden almaya fırsat bulamamış. Baskından habersiz eve dönen
Kerem de makrameyi görünce rahatlıkla girmiş apartmana.
Çocuğunu uyandırmamak için zili çalmamış, anahtarla daire kapısını açmış, içeri girmiş ki ne
görsün; salonda üç sivil polis horul horul uyumuyor mu. Anında olanları anlamış, usulca geri dönmüş,
kapıyı çekip çıkmış.”
“Bir dakika, bir dakika” diyerek sözünü kesti Cemil’in Asaf.
“Sen şimdi, Kerem’in karakol kurulan eve girdiğini, sonra da elini kolunu sallayarak çıktığını mı
söylüyorsun?”
“Ben değil, Kerem söylüyor.”
Leonid’in çevirisini dinleyen Viktor da bu duruma şaşırmış olmalı ki, “Kerem’in söylediğini
kanıtlayabilir misin?” diye sordu “Elbette. Kerem’in kendi el yazısıyla partiye yazdığı rapor var.
Arşivde olması gerek.”
“Peki sen inandın mı buna?” diye sordu Asaf.
“Önce inanmadım. Çünkü Kerem’in evinin basılmasının ardından dağıtım ağında da tutuklamalar
başlamıştı. Birbirini hiç tanımayan yoldaşlar, bir gecede evlerinden teker teker toplanmıştı
Adreslerini bilen tek kişi ise Kerem’di.
Mehmet’ten bunları duyduğumda ben de Kerem’den kuşkulandım.
‘Kerem’in durumu nasıl?’ diye sordum Mehmet’e.
‘Üzgün’ dedi. ‘Sanırım, polisin elindeki karısını, çocuğunu merak ediyor.’
‘Tutuklamalarla ilgili ne söylüyor?’ dedim.
‘Şaşkın’ dedi Mehmet. ‘Polisin alttaki yoldaşları bilmesinin imkânsız olduğunu söylüyor.’
‘İzlenmiş olabileceğini kabul etmiyor mu?’
‘Çok dikkatliydim, izlenmediğimden eminim, diyor.’
‘Sana karşı tavırları nasıl? ‘
‘Soğuk. Ama her istediğimi yerine getiriyor.’
Mehmet’i dinlerken polis operasyonunun genişlemesini engellemek için başka ne tür önlemler  alabileceğimizi düşünüyordum.

Örgütte görüşme periyotlarını azaltmak, evlerde yasadışı yayın
bulundurmamak gibi ek önlemler almamız gerektiği sonucuna vardım, bunları Mehmet’e söyledim.
Önlemleri yerinde buldu, on beş gün sonra buluşmak üzere ayrıldık.

Ahmet Ümit’in – Kar Kokusu (288 Sayfa) adlı e-kitap dosyasını,  PDF formatında indirerek okuyabilirsiniz.


Ahmet Ümit Foto ve Görselleri:


Başka sitelerdeki gibi, aslında reklam sayfasına giden sahte linklerle ya da

“PDF indir” yazan ama hiçbir link vermeyen sitelerle uğraşmak istemiyorsanız,

ekitabı bizden indirin.

İndireceğiniz e kitabın kalitesini yukarıdaki örnek sayfalardan  kontrol edebilirsiniz.

(Link ve açıklama sayfanın en altındadır)


İndirme linkleri:

Not:
  • Android tabanlı telefon ve tabletlerde .rar dosyasını açmak için ES File Explorer vb. bir app. indirip kurmanız gerekir.
  • Daha sonra Epub Reader yada PDF Reader benzeri bir app. ile Epub yada PDF formatındaki ekitabı okuyabilirsiniz.

PDF dosyasını internet tarayıcınızdan direkt okumak için :


 


PDF + EPUB Rar Paketi linkleri:





NOT:

Google Drive, mail.ru ve Yandex Disk linklerine tıkladıktan sonra 5 sn bekleyip “Reklamı Geç“e tıklayınız.